İstanbul Aydın Üniversitesi Toplumsal Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin düzenlediği “Şiddet Sarmalında Din, İdeoloji ve Gençlik Çalıştayı” Florya Yerleşkesi’nde düzenlenen iki günlük çalışma ve paneller sonrası yayımlanan sonuç bildirgesiyle son buldu.

Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bayramoğlu ve İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Mustafa Aydın’ın da hazır bulunduğu çalıştayın sonuç bildirgesini İstanbul Aydın Üniversitesi Toplumsal Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Saim Yeprem okudu.

Çalıştay vesilesiyle Sultanahmet Saldırısı başta olmak üzere ülkemizde yaşanan tüm şiddet olaylarında hayatını kaybedenlere rahmet, kederli ailelerine başsağlığı dileyen  Prof. Dr. Saim Yeprem şöyle devam etti:

1-Şiddet, hangi gerekçelerden beslenirse beslensin kendi varlığını hangi meşrulaştırmalarla açıklamaya yeltinirse yeltensin kötüdür ve her durumda ve fırsatta reddedilmesi gerekir.

2-Şiddetin bireysel ve toplumsal tezahürleri, psikolojik, sosyolojik, kültürel ve dinsel gerekçelerle ilişkilendirilebilecek özelliklere sahiptir. 11 Eylül 2001 tarihi itibariyle fiilen dünya gündemine giren dinsel şiddet biçimleri  farklı nedenlerle gerekçe ve motivasyonlardan beslenmektedir.

3-İslamla şiddet arasında kurulmaya çalışılan bağlantı her durumda üzücü ve rahatsız edicidir. İslamın geleneksel ve modern tasavvurları dikkatle takip edildiğinde onu şiddetle ilişkilendirme hevesi boş bir kurgu ve hayalden öteye gitmemektedir. Bununla birlikte dünya ölçeğinde yaygınlaşan terör olaylarında öne çıkan söylemler, imgeler ve diğer birtakım göstergeler dinin terör ve şiddetle eşleştirilmesi konusunda haksız bazı imkanlar sunulabildiğini göstermektedir.

4-Taliban’la başlayıp Boko Haram ve DAİŞ’le devam eden uluslararası dinsel şiddetin temel görüntüleri dikkatle izlendiğinde Haricilik, Haşşaşilik ve diğer kriminal organizasyonların dil ve söylemlerini hatırlatan unsurlara rastlamak hiç de imkansız değildir.

5-Dünyanın farklı bölgelerinde yüce dinimiz İslam ve onun yüzyıllar içinde şekillenen medeniyet tasavvurunu yıkmaya ve bozmaya çalışan şiddet eylemlerini küresel ölçekte Müslüman imge ve imajına verdiği zarar giderek artmaya başlamıştır.

6-Bugün gelinen noktada terör ve şiddetle ilişkiye geçmiş kimi dini grupların tercih ve yönelişleri tartışmaya açılsa da mevcut durumu ortaya çıkaran süreçlerin soğukkanlı bir şekilde ele alınması artık fazlasıyla elzemdir.

7-Müslüman coğrafyasındaki sömürgeci müdahaleler, işgal ve soykırım politikalarının bölge halklarına bıraktığı miras acımasız sonuçların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bugün Irak’ın işgali, Afganistan’ın tartışmalı konumu ve Filistin’de yaşanan acılar bölgede yaşayan insanların özellikle çocuklar üzerinde onarılması imkansız travmalara yol açmaktadır. Bu travmaların atlatılması için mevcut sorunların örtbas edilmesi ya da görmezlikten gelinerek aşılabileceğini düşünmek gayri ahlakidir. Bölgede Müslümanların yaşadığı trajediler emsalsizdir. Bununla birlikte İslam’ın insan ve toplum kavrayışı, zulmü, haksızlığı, icbar ve dışlamayı asla kabul etmeyen bir ahlak ve vicdan üzerine inşa edilmiş durumdadır. Müslümanlar haklı tepkilerini ortaya koyarken bile Müslüman kalmak zorundadırlar.

8-Terör ve şiddete evsahipliği yapan ya da ona dil ve söylem üzerinden psikolojik destek sunan hemen her unsurun gözden geçirilmesi gerekir. İnsan yetiştirme düzeni başta olmak üzere, eğitim politikaları, bilgi müfredatı, pedagoji ve ahlak süreçleri üzerinde bilhassa durulmalı; devlet toplum ve birey üzerinde  mevcut sorunlu sahaların gözden geçirilmesi hususunda gayret sarfedilmelidir.

9- Batıda İslamofobik çabalar içinde İslamı ve Müslüman toplumları karalamaya yönelik açık ve örtük kampanyalar karşısında sürekli teyakkuz halinde olmak yeterli değildir. Dinsel şiddet enstrüman ve eylemleri söz konusu kampanyaların en basit destekçileri arasındadır. Aradaki bağlantılar gözardı edilmemelidir.

10- Dini konuların işlenmesi ve geliştirilmesi konusunda sorumluluk sahibi kurum ve yapıların daha fazla rol alması bu bağlamda Diyanet İşleri Başkanlığı, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın toplumun dini inanç sağlığının korunmasında daha fazla çaba göstermeleri gerekmektedir.

11- Gelenekle modernlik arasında sıkışıp kalmış geleneği koşulsuz bir teslimiyet içinde kabullenen, modernliği istisnasız bir eleştiriyle reddedenler kadar bütün bu ilgileri tersine bir itkiyle gerçekleştirenler arasında hiçbir fark yoktur. Geleneği de fiili durum olarak içinde yaşadığımız modernliği de gerçek ölçülerinin içinde kavramanın yollarını bulmak gerekir.


“Religion, Ideology and Youth in a Spiral of Violence” workshop to end

Organized by Istanbul Aydin University Social Research Application and Research Center, “Religion, Ideology and Youth in a Spiral of Violence” workshop taken place at Florya Campus is ended. A final declaration was released after two-day panels and works took place.

Former president of religious affairs Prof. Dr. Ali Bayramoglu and Istanbul Aydin University president Dr. Mustafa Aydin were present when the final declaration was announced by the director of IAU Social Research Application and Research Center Prof. Dr. Saim Yeprem.

Expressing his sincere condolences to the families who lost their loved ones at Sultanahmet attack Prof. Dr. Saim Yeprem added,

1-Violence, no matter which sources it is supported from, and no matter the ways in which it legitimizes itself, it is bad and should be rejected in any way.

2-Individual and social appearances of violence have merits that can be related to psychological, sociological, cultural and religious reasoning. Religious violence, that dominates much of the global agenda since September 11, 2001, is fed by different motivations and reasons.

3-The relation between Islam and violence that is being tried to be established is very saddening and disturbing. Taking into consideration of the traditional and modern envisions of Islam, the ambition to relate Islam with violation cannot go beyond being just a fiction and a dream. Moreover, symbols, sayings and a few indicators featured in global terrorism clearly show that relating religion with terror and violence offers some opportunities.

4-It is possible to see Harici and Hassasi and other criminal organizations’ propaganda when the images of religious violence, that started with Taliban and continued with Boko Haram and DAESH, are closely watched.

5- The violent attacks, that try to destroy and ruin our religion Islam and its civilization envision that is shaped throughout years, harm the Muslim image and symbols in global level.

6-It is necessary to assess the course of the current situation, although the preferences and aims of some religious groups that are related to terror and violence are now being discussed.

7-The results of colonial interventions, occupations and genocide in Muslim geography have left the people of the region with severe consequences. Today the consequences of the occupation of Iraq, Afganistan’s controversial situation and what is going on in Palestine traumatize the people in the region especially the children. It is unethical to cover the current issues or look the other way in order to overcome such traumas. The tragedies Muslims going through in the region are unprecedented. At the same time, Islam’s point of human and society is based on moral values and conscience that do not accept cruelty, unfairness, enforcement and exclusion. Muslims should stay as Muslims when they react to such deeds.

8-Each of the elements that host terror and violence and provide psychological support to them should be assessed, especially from the system of educating people to education policies, information details, pedagogy and moral values. Areas with issues in terms of state, society and individuals need to be further reviewed.

9- It is not enough to be constantly vigilant towards campaigns conducted against Islam and Muslim societies in the West under Islamophobic efforts. Religious violence acts are the simplest way of supporting such campaigns. The relations between those should not be ignored.

10-The institutions who are responsible of developing and applying religious issues such as the Presidency of Religious Affairs and the Ministry of National Education and Culture need to work towards protecting religious health of the society.

11-There is no difference between people who got stuck between traditional and modern and accepts traditions unconditionally and refuses modernism and vice versa. The true notion of traditional and modernism needs to be understood.

15.01.2016