İSTANBUL EKONOMİ ZİRVESİ BİLDİRİSİ, ÇIRAĞAN SARAYI, 25/12/2017, İSTANBUL

Dijitalleşme ve nesnelerin interneti gibi kavramlar günlük hayatımıza girdiğinden beri 4. faza diğer adı ile Endüstri 4.0’a geçmiş bulunmaktayız. Bugün dijitalleşen dünya ve endüstri 4.0, çeşitli sektörlere etkileri ile ilgili sektörlerin önde gelen temsilcileri tarafından ele alınacak ve zirvemizin kapanışında bu akşam en başarılı uygulamalar ödüllendirilecek. Şimdiden verimli, proaktif ve birbirimizden çok şey öğreneceğimiz bir gün olmasını temenni ediyorum. Katılımlarınız için hepinize şükranlarımı sunuyorum.

Ben de bu çok önemli konuyu en iyi bildiğim yönüyle ele almak isterim. Dünya ve ülkemiz 4. faz devrimleri yaşarken üniversitelerimiz nerede? Ne yapıyor veya ne yapmalı?

Artık bizler de 4. nesil üniversite yapılarına göre kurumlarımızı inşa ediyoruz.

Üniversitelerin yapısı değişiyor çünkü öğrenci profillerinde de önemli değişiklikler gözlemliyoruz.  Artık üniversitelerimiz öğrenci seçme kriterini yeni yapılanmalara uyarlayarak toplumda fark yaratacak kişileri seçmeyi önemsemeye başladı. Bu nedenle öğrencilerin üniversiteye girmesi için sınav başarısı ve yüksek not ortalaması yeterli değil. Gençlerin artık lise eğitimleri sırasında katıldıkları projeler, sosyal sorumluluk projeleri gibi daha aktif modeller üniversiteye girmesi için büyük bir önem kazandı.

Elbette bu aşama, öğrenciler için oldukça avantaj sağlıyor. 4. nesil üniversitelerde okuyan öğrenciler, kendi projelerini geliştirmek ve fikirlerini gerçekleştirmek için fırsat bulabiliyor. Artık öğrenciler üniversitelerde sadece öğrenen konumunda değil; sorumluluk alan ve fikirleriyle topluma faydalı projeler üreten bireyler konumundadır.

Biz üniversiteler olarak çağa ayak uydurmakla kalmayıp gelecek dönemin yeniliklerini izlemek ve uygulamak zorundayız. Çünkü bizler gelecek nesillere yön vererek onları gerçek dünyaya hazırlıyoruz. Bu sorumluluğun farkındalığıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

İAÜ olarak, bu bilinçle ilerlememiz sebebiyle bugün 102 ülkeden 4 bin uluslararası öğrenciye sahibiz. Bu sebeple İAÜ, uygulamalı eğitim felsefesini benimsemiş ve bu felsefenin ülkemizdeki ilk ve en etkin yöntemini hayata geçirmiştir. Bu felsefe, üniversitemizin genel misyonunda da, “Bilginin ürüne dönüşümünü hızlandırmaya yönelik çalışma ortamları geliştirmek, dünya standartlarında temel ve uygulamalı araştırmalar yapmak” ifadeleriyle kendine yer bulmaktadır. Bu bağlamda üniversite bünyesinde bulunan 29 uygulama ve araştırma merkezi, toplam sayısı 165’e varan uygulama laboratuvarı ile, öğrencilerin derslerde edindikleri teorik bilgi birikimini pratiğe dökerek pekiştirme imkanı sağlamaktadır.

Üniversitemiz ayrıca, Nobel ödüllü ünlü bilim insanımız Prof. Dr. Aziz Sancar’ın adını taşıyan Teknoloji Merkezimiz ile modern bir üniversitenin gerçekleştirdiği her türlü araştırma ve geliştirme faaliyetlerini başarıyla sürdürmektedir. Bu imkanları kullanan öğrencilerimizin geliştirdiği ürünler, çeşitli yarışmalarda ödüller kazanmakta, alınan lisans ve patentlerle Türkiye’nin üretimine katkı sağlamaktadır.

İAÜ’de, Yerinde Uygulama dersinin işleyişi, 2004 yılında oluşturulan ve geniş bir kadro ile hizmet veren Yerinde Uygulama Koordinatörlüğü’nün sorumluluğundadır. Bu birimin amacı öğrencilerine en fazla faydayı alabilecekleri uygulama yerlerini planlamak, uygulamalarında elde ettikleri faydayı ölçümlemektir. Yerinde Uygulama Koordinatörlüğü, bu amaçla binlerce kurum ve kuruluşla “Çözüm Ortaklığı” ilişkisi kurarak öğrencilerine uygulama fırsatı sunmaktadır. Yerinde Uygulama Dersi kapsamında öğrenci kabul eden pek çok çözüm ortağı, uygulamaya aldığı öğrencilere mezuniyet sonrasında da iş imkanı sağlamaktadır.

Üniversitemiz bünyesinde yer alan Kuluçka Merkezimiz de, öğrencilerimizin geliştirdiği yeni iş fikirlerinin, iş dünyasının en önemli markalarının temsilciliklerinin fikir ve teknik rehberliğinde filizlendiği bir ortam sunmaktadır. “Incubation İstanbul” (Kuluçka İstanbul) adıyla, girişimcilik ve kuluçka merkezi olarak 2016 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi Teknoloji Transferi ve Proje Yönetim Ofisi (TTPYO) Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından kapılarını açan merkezimiz, ön kuluçka ve kuluçka hizmetleri, ticarileşme alanlarında başlangıç seviyesindeki girişimcilere ve şirketlere destek vermektedir.

Ayrıca yine üniversitemiz bünyesinde bulunan İstanbul Aydın Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Merkezi (İAÜ- TEKMER) de, üniversite ve sanayi iş birliğiyle “inovasyon”un ticarileşmesi amacıyla kurulmuştur.

TEKMER’ler teknoloji tabanlı gelişimi desteklemeyi hedefleyen “Kuluçka Merkezi” olarak çalışmaktadırlar. Piyasa şartlarında mücadele edilebilecek olgunluğa erişen işletmelerin piyasaya açılmasını ve boşalan yere yeni teknoloji tabanlı işletmelerin gelmesini hedefleyen bir sisteme sahiptirler. Sundukları altyapı ve hizmetlerle yeni kurulan bir işletmenin başlangıç maliyetlerini azaltmayı ve gelişmekte olan bir işletmenin başarısız olma olasılığını en aza indirmeyi hedeflemektedirler. Incubation İstanbul’daki iş fikirleri, TEKMER aracılığıyla KOSGEB desteklerinden de faydalanabilmektedir.

Tüm bu çalışmalarımız, gayretlerimiz dünya ile rekabet edebilen aydınlık bir gelecek yetiştirebilmek içindir.

Çevre, eğitim, sağlık, enerji, su, güvenlik, terör gibi hayati öneme sahip konularla ilgili problemler ve çözümleri artık ulusal bazda değil uluslararası boyutta tüm üniversitelerimiz tarafından ele alınmalıdır.

Uluslararası boyut konusunu biraz açmamız gerekirse, birçok şapkası olan ancak 40 senedir hiç çıkarmadığı eğitim şapkası ile burada bulunan bir hocanız olarak üniversitelerin geliştirmesi gereken en önemli yönlerinin uluslararasılaşma ve dünya insanı yetiştirmek olduğuna yürekten inandığıma beni tanıyan herkes şahitlik edecektir.

Araştırmaların uluslararası boyutlara taşınması için uluslararası iş birliklerinin ve araştırmada evrensel kalite standardının sağlanması gerekmektedir. Bu kriterler yükseköğretimi ilgilendiren tüm kamu ve kuruluşlarınca da benimsenmelidir. Teknolojinin baş döndürücü hızla geliştiği ve yenilendiği; iktisadi, toplumsal, siyasi, ve çevresel sorunların hızla arttığı, küresel ısınmanın bütün dünyayı endişelendirdiği bir zaman diliminde yaşadığımızı unutmamalıyız. Bundan dolayı üniversitenin, bütün bu meselelerini göz önünde bulundurarak çözümler üretmesi, dünya bilim ve fikir süper liginde yerini alması gerekmektedir. Dünya hızla gelişiyor, ayak uydurmakla kalmayıp öne geçmemiz gerekmekte. Hiç durmadan çalışmak ve farkındalık yaratacak projeler geliştirmeliyiz. Bunu tek başımıza yapamayız. Devlet organları, kamu kurumları, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve ilgili tüm kuruluşlar bir araya gelmek ve ortak bir paydada buluşarak hedefe birlikte yürümek mecburiyetindeyiz. Yükseköğretimde seferberlik ilan etmek zorunluluğundayız.

Ancak bu birlikten doğacak güç ve sinerji ile yarınlara emin adımlarla yürüyebiliriz. Hepinize katılımlarınızdan dolayı şükranlarımı sunuyorum…