Emekli Büyükelçi Ender Arat, Türklerin tarih boyunca sığınmacılara kucak açtığını söyledi.

İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) bünyesinde gerçekleştirilen Batı Platformu’nun konuğu emekli Büyükelçi Ender Arat oldu. Ender Arat kaleme aldığı “Türklere Güvendiler” kitabı ile birlikte yüzyıllar öncesinden bugüne Türkiye’ye ve Türk insanına sığınanları anlattı.

Toplantıya, eski AB Bakanı Egemen Bağış, İAÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Mustafa Aydın, Ender Arat ve akademisyenler katıldı. Katılımcılarla birlikte kitapta da yer alan birçok bilinmeyen örneği anlatan Arat, böylelikle son zamanlarda Türkiye’ye sığınan mültecilerin aslında ilk olmadığını, Türklerin her zaman ihtiyacı olan herkese kapısını sonuna kadar açtığını söyledi.

“Dünyaya bir insanlık dersi vermiş oluyoruz”

Dr. Mustafa Aydın, Türk insanının mülteciler konusunda dünyaya bir insanlık dersi verdiğini dile getirerek, “Bizim tarihten bu yana herkese kucak açmamız aslında dünyaya bir insanlık dersi vermek olarak adlandırılabilir. Bugün bile milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapan Avrupa’nın 50 mülteci almak için hesap yaptığı bir dönemde milyonlarca Suriyeliye ev sahipliği yapan bu toprakların sadece bugün değil, tarih boyunca insanlık ve kardeşlik anlayışını ön planda tuttuğunu da ortaya koymuş olacağız. Birçok şeyi biz burada yeni yeni öğreniyoruz. Yıllarca birçok farklı ülkeden birçok kişiye hep kucak açmışız. Krallara, başbakanlara ev sahipliği ile ‘Bize sığınan bize emanettir’ anlayışı ile hep onlara hizmet vermişiz. Hatta birçoğu borç bırakarak ülkelerine dönmüş ki onların borçlarını bile üstlenmişiz. ‘Türklere Güvendiler’ adlı çalışma, bu ülkenin kapısına gelen herkese kapısını açtığının bir göstergesidir” dedi.

“Mültecilere kucak açmak genetik kodumuzun bir gereği”

Egemen Bağış ise “Bugün mültecilere yapmış olduğumuz şey aslında genetik kodumuzun bir gereği” diyerek, “Ender Bey ‘Türklere Güvendiler’ adıyla birlikte çok enteresan bir kitap kaleme aldı. Tarih boyunca bu topraklara sığınmış, farklı kültürlerden, milliyetlerden, ülkelerden insanların bu topraklarda nasıl huzur ve refah bulduğunu, nasıl özgürlük bulduğunu anlatan anekdotları kaleme almış. Zamanında İspanyollardan kaçan Musevilerin bu topraklara sığındığı gibi, İran’dan kaçan Humeyni’nin de, ikinci dünya savaşında Nazilerden kaçan akademisyenlerin de, Polonya’daki zulümlerden kaçan insanların gelip İstanbul’da ‘Polonezköy’ adı altında bir semt oluşturmalarına kadar hepsinin perde arkası var. Bugün ülkemizde 4 milyona yakın Suriyeli ve Iraklıyı barındırıyor olmamızın aslında bizim genetik kodumuzun gereği olduğunu bir kez daha görmüş oluyoruz. Yani Türkiye bunu ilk defa yapmıyor. Tarih boyunca her zaman baskı görenlere, mazlumlara, ihtiyaç sahiplerine kucak açan bu millet bugünde mültecilerle birlikte kendi genetik kodunun gereğini gerçekleştiriyor” şeklinde konuştu.

Batı Platformu’nun konuk konuşmacısı Ender Arat da, 20 yıllık emeği olan kitabı ve Türklerin tarih boyunca neden bu kadar benimseyici olmasının gerekliliklerini açıklayarak, “Türkiye’ye sığınanlar denilince hep aklımıza Yahudiler, Alman profesörler gelirdi. Sonradan Macaristan’da büyükelçilik yaparken Macar büyük devlet adamlarının da zamanında Türkiye’ye sığınarak kurtulduğunu öğrendim. Oradan ilk kıvılcım çıktı. Yaptığım araştırmalar sonucunda 45 değişik ülkeden çok yüksek seviyedeki insanların Türkiye’ye sığındığını gördüm. Masum ve zavallı insanlar yığınlarla gelip bu topraklarda kurtuluşu bulmuşlar” dedi.

“Sığınmalarının asıl nedeni Türk insanının gönül zenginliğidir”

Sığınmaların asıl nedenini Türk insanın yapısıyla alakası olduğuna değinen Arat, “Bu kadar çok insanın bize sığınmasının temelinde, coğrafya olabilir. Fakat bu coğrafyaya hiç yakın olmayan topraklardan da gelenler var. O yüzden sadece coğrafya diyemeyiz. Bunun dışında güç olabilir. Sonuçta Osmanlı imparatorluk düzeyindeydi. Şu anda bir imparatorluk seviyesinde değiliz ama ne kadar özverili olduğumuzu da görüyorsunuz. O yüzden aslında buradaki en büyük etkenin Türk insanının gönül zenginliği ve misafirperverliği olarak görüyorum. Türk insanı her zaman darda olanı bağrına basıyor. Başka bir ülkede ya da toplumda ‘tanrı misafiri’ diye bir terim yoktur. Ya da ‘komşum açken ben tok uyuyamam’ diye de bir atasözü yok” ifadelerini kullandı.

Son olarak Suriyeli mültecilere tepki gösterenlerle ilgili olarak konuşan Arat, “Suriyeli mültecilerin ülkeleri kökten yıkıldı. Sonuçta Türkiye’ye keyiften gelmediler. Canlarını kurtarmak için geldiler. Her ne kadar tepki gösteren bir grup olsa da, yine de Türk halkı onlara yardım etmeye devam ediyor. Para vermese bile elbet bir şeyini paylaşıyor. Yani aslında özümüzü kaybetmiyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı
——————————————————-

Retired Ambassador Ender Arat “Turkısh people has been protecting refugees throughout history”

Retired ambassador Ender Arat was a guest on Western Platform which was organized by IAU. Ender has explained his book “they trusted to Turks” and refugees who has taken shelter in Turkey and Turkish people.
Vice EU Minister Egemen Bagıs, President of Dr. Mustafa Aydin and academicians have participated to the panel. Explaining his book Arat has said “this is not a first time that Turkey is a shelter for refugees. Turkey always opens its doors to everyone.
“We have given lecture of humanity to the World”
Expressing that Turkey has given a lecture of humanity to the World, President of IAU Dr. Mustafa Aydin” Even today, when Europe is considered to take 50 refugees Turkey which hosts millions of refugees, is home to millions of Syrians. We have also shown that these lands have kept the concept of humanity and fraternity throughout history. We learn a lot of new things here. We have always protected people from different countries for many years. We have always served them with the understanding entrusted. Many of them have even left their debts to the country, and we have even taken their debts. “They trusted Turks” is a demonstration of opening the door of everybody who came to the door of this country.”
“The Embracing refugees is in our genetics”
Former EU Minister Egemen Bağış “Mr.Ender received a very interesting book with” They trusted Turks”. Throughout history, he has taken anecdotes about how people from different cultures, nationalities, and countries found peace and prosperity in this land and how they found freedom. As the Jews have escaped from Spain in time flee to these lands, Khomeini fleeing from Iran, the academics fleeing from the Nazis in the second world war, people who escaped from the persecution in Poland came and built a neighborhood called ‘Polonezkoy’ in Istanbul. Today, we are once again seeing that our country hosts to nearly 4 million Syrians and Iraqis, in fact, this is in our genetic code. So Turkey is not doing this for the first time. Throughout history, this nation that has always protected the refugees”
“The tolerance of the Turkish people is the main reason that the refugees have asylum Turkey “
Referring to the fact that the main reason for the refuge is related to the Turkish people, Arat said, “Geography can be the basis of so many people taking refuge in us. But there are also those who come from lands that are not close to this geography. So we cannot just say that geography is the only reason. There can be another reason. After all, the Ottoman was on the level of Empire. We are not at the level of an empire at the moment, but you see how self-sacrificing we are. So I think that the main factor is actually the Turkish people’s hospitality
Finally, Arat, speaking about those who react to Syrian refugees, has said, “The countries of Syrian refugees have been radically destroyed. After all, they are not enjoying to come to Turkey. They came to save their lives. Although there is a group that reacts, the Turkish people still continue to help them. Even if they don’t give a money to them, they certainly share something. So, in fact, we do not lose something from ourselves”

04.10.2017