İstanbul Aydın Üniversitesi’nin 2017-2018 akademik yılı açılışı, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın teşrifleriyle gerçekleşti.

İstanbul Aydın Üniversitesi’nin 2017-2018 akademik yılı eğitim yılı açılışı, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın katılımıyla gerçekleşti. Açılış konuşmasında Kuzey Irak’ta gerçekleşen referandumu gündeme getiren Bozdağ, “Barzani referandumu iptal etmelidir. Türkiye sınırındaki gelişmelere karşı kendi milli güvenliği açısından göz yumamaz” şeklinde konuştu.

Florya Halit Aydın Yerleşkesi’nde düzenlenen açılış törenine Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Eski AB Bakanı Egemen Bağış, Küçükçekmece Kaymakamı Harun Kaya, Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz, İAÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa Aydın, İAÜ Rektörü Prof. Dr. Yadigâr İzmirli, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Yeni eğitim öğretim yılı ilk dersini de açılış konuşmasıyla birlikte yapan Bekir Bozdağ da öncelikli olarak bütün eğitim camiasının eğitim öğretim yılını kutladı. Bununla birlikte özellikle Kuzey Irak’taki referandum ile ilgili başlıklara yer veren Bozdağ’ın konuşması şu şekildeydi;

“Etrafımızda olup bitenlere göz yumamayız”

“Türkiye’nin etrafında olup biten hadiselere hepimizin dikkat kesilmesi lazım. Dışarıda olan her şey Türkiye’nin içini etkilemektedir. Türkiye sınırında geçekleşen hadiselere elbette gözümüzü kapamayacağız. Kuzey Suriye’de yeni bir Kürt oluşumuna ya da Kürt devletine eğer Türkiye göz yumarsa yakın gelecekte hepimizin aleyhine çok büyük sonuçlar doğuracaktır. Onun için Fırat Kalkanı operasyonu yapıldı, onun için hem Amerika hem Rusya hem de İran’la bütün taraflarla görüşüyor ve bu bölgede terör örgütlerinin silinmesi, yok olması ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün siyasi birliğinin korunması konusunda Türkiye üzerine düşeni bu zamana kadar yapmıştır bundan sonra da yapmaya devam edecektir.”

“Kuzey Irak’taki referandum gayrimeşrudur”

“Irak’ta da aynı şey geçerli. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi referandum kararı aldı ve uyguladı. Bu referandum gayrimeşrudur ve yok hükmündedir. Barzani yönetimi referandumu iptal edildiğini ve bunun hiçbir geçerliliği olmadığını ilan etmelidir. Diğer bir konu Irak’ın toprak bütünlüğüne siyasi birliğine ve egemenlik haklarına korunması konusunda herhangi bir farklı bir düşünceye sahip olmadığını ve bunları aynen kabul ettiğini de ilan etmelidir. Üçüncüsü Irak Hükümeti İle kendi aralarında olan anlaşmazlıkları çözmek için şartsız Irak hükümeti ile görüşmelere başlamalılar. Dördüncüsü de bu referandumun kesinlikle bölgedeki statülerde herhangi bir değişikliğe yol açmayacağın ve Irak anayasasının kendileri için de bağlayıcı ve geçerli olduğunu bir kez daha deklere etmelidir. Bunları yaparsa yaptığı yanlıştan dönmüş oldur. Eğer yapmazsa o zaman bölge bugünkünden daha fazla sıkıntılara gebe demektir ve Türkiye burada olup bitenleri kendi milli güvenliği bakımından doğrudan bir tehdit olarak değerlendirir. Bu tehdidin ve riskin büyümemesi ve ortadan kaldırılması elbette bizim birinci önceliğimizdir. O nedenle Türkiye olarak buradaki gelişmelere yakından takip edeceğiz. Bölgemizde bölgeyi yeni yangınlara yeni kavgalara ve şiddet dalgalarına götürecek adımların atılmasına izin vermeyeceğiz. Bu noktada hükümetimiz kararlıdır.”

“Eğitim bir nesil mimarlığıdır” 

“Üniversitelerimiz, eğitimi kurumlarımız, bizim nesillerimizin, tasarımının ve inşasının yapıldığı yerlerdir. Eğitim bir nesil mimarlığıdır. Bunun inşası eğitim kurumlarında yapılmaktadır. Türkiye, genç nüfusuyla güçlü bir potansiyele sahiptir. Bunu insanlığın faydasına kullanmamız eğitimle mümkündür. İnsan kaynağının kalitesini artırmak, niteliğini geliştirmek, yeni özellikler kazandırmak için eğitime büyük destek verdik. Milli eğitime ayrılan bütçeyi 12 kat artırdık ve 7 milyar liradan, 85 milyar 48 milyon liraya çıkardık. Sadece büyükşehirde olan üniversitelerimizi Türkiye’nin 81 iline yaydık. 75 olan üniversite sayımızı 185’e çıkardık. 558 olan fakülte sayısı 1651’e, 289 enstitü 675’e, 171 olan yüksek okul 467’ye, 494 olan meslek yüksekokulu sayısı 964’e çıkarıldı. Bu rakamlarla yüksek öğretim alanı rekabete açılmıştır. Herkes arkasına bakmadan koşmak durumundadır. Daha iyiyi yakalayabilmek için herkesi bu rekabetin içine çektik. Bu, ekonominin gelişmesiyle, insanın gelişmesiyle, mili iradenin Ankara’da güçlenmesiyle birlikte Anadolu’ya yayıldı. Bu, aynı zamanda Türkiye’nin her yerinden marka üniversitelerin çıkabileceğini ve dünyaya açılabileceğini gösteriyor.”

‘Üniversiteler toplumla bütünleşmeli’

Üniversitelerin insana şekil veren, insanları geleceğe hazırlayan kurumlar olduğunu belirten Dr. Mustafa Aydın da, “Üniversiteler elbette ki öğrenci odaklı olarak aktif çalışmalı. Ama her üniversitenin de akademik personel yetiştirme diye bir misyonu olması lazım. Önce insana şekil veren eller hazır olmalı. Akademik kadro, teknolojik, siyasi, ekonomik, bilimsel ve kültürel olarak hazır olmalı. İstanbul Aydın Üniversitesi, kendi alanında çalışma yapan nitelikli akademisyenler tarafından, müfredatın dışına çıkıp kamu, özel sektör işbirliğiyle günün ve dünyanın ihtiyaçlarına uygun olacak gençler yetiştiriyor. Üniversitemiz, öğrencilerin aldığı teorik eğitimi pratiğe dönüştürmelerine imkan sağlayan bir üniversite” dedi.

Dr. Aydın, üniversitelerin toplumla bütünleşmesi gerektiğini belirterek, aksi halde bilginin ürüne ve teknolojiye dönüşmesinin mümkün olmadığını kaydetti ve İstanbul Aydın Üniversitesi’nin elde ettiği bilgiyi, ar-ge’yi, teknolojiyi toplumla paylaşma misyonu içinde hareket ettiğinin altını çizdi.

Türkiye’de 43 milyonun üzerinde bir eğitim nüfusu olduğunu kaydeden Dr. Aydın, ülkemizin kendi kaynaklarıyla bu nüfusu istihdam etmesinin olanaksız olduğunun altını çizdi ve “Dünya ile rekabet edebilmek için dünya insanı olmak zorundayız. Öyle silahlarla teçhiz edilmemiz gerekiyor, donatılmamız gerekiyor ki bilgi, teknoloji, gelişim, sağlık, fen dünyanın her yerinde iş bulabilen, iş yapabilen mezunlar yetiştirmek zorundayız. Bizler de kendimizi ona göre yetiştirmek zorundayız, ona göre kurgulamamız lazım” şeklinde konuştu.

_________________________________________________________________________________________________________

Istanbul Aydin University 2017-2018 Academic Opening ceremony was opened by Vice Prime Minister Bekir Bozdag

Starting his speech with referendum in Northern Iraq Vice Prime Minister Bekir Bozdag “ Barzani should cancel the referendum. We cannot ignore     political developments where happens in our borders.”

Vice Prime Minister Bekir Bozdağ, Former EU Minister Egemen Bağış, Kucukcekmece Governor Harun Kaya, Kucukcekmece Mayor Temel Karadeniz, president of Istanbul aydın University (IAU) Mustafa Aydın, IAU Rector Yadigar Izmirli, academicians and students have participated IAU 2017-2018 Academic Year Opening Ceremony.

During the opening speech Vice Prime Minister has congratulated all education community for new academic year and he has mentioned about situation of referendum where has conducted in Northern Iraq.

Vice Prime Minister Bekir Bozdag has mentioned following subject”

 “We cannot ignore what’s happening around us”

“We should all be sensitive what’s goings on around Turkey.

What’s happening to outside of Turkey impacts inside. We cannot ignore incident that happens in our borders.  If Turkey ignores a new Kurdish structure and a Kurdish country where will plan to establish in Northern Syria, in the near future the bad consequences will be waiting for us. That’s why the operation Euphrates Shield was executed. That’s why Both USA, Russia and Iran has been meeting with all sides. Turkey has done its part and ıt will continue to do to protect Syrian territorial integrity and to vanish terrorists in these geography.”

 Referendum in North Iraq is illegitimate”

The Kurdish regional president, Masoud Barzani has conducted referendum. This referendum is illegitimate. The Iraqi government has declared that this referendum is totally illegal and It threat for Iraq territorial integrity and sovereignty of Iraq. Iraqi government and Kurdish government should meet to solve their problem. Kurdish Government should declare that they bind with Iraq constitution and this referendum will not damage any status quo. If they do that, they can solve their problems. But if they do not, then ıt means there are many difficult situation that are waiting for them. In this situation turkey evaluate all this political developments as a national threat. Our priority is that to extinguish these risks and threats. That’s why Turkey will keep an eye on developments in this area. We will not allow any other conflicts. Our government is decisive in this point.

“Education is a kind of architecture which shapes generation.”

Our universities, educational institutions, places where our generation, design and construction are made. Education is a generation of architecture. Construction of this is done in educational institutions. Turkey has great potential with its young population. We have been supporting education to increase quality of education and to develop quality of education and to get new qualifications. National education budget has increased by 12 times (from 7 billion liras to 85 billion 48 million liras.) We have universities in 81 provinces of Turkey. We have increased number of Our University from 75 to 185. The number of faculties was increased from 558 to 1651. The number of institutes was increased from 289 to 675, the number of college was increased from 171 to 467, and the number of vocational school was increased from 494 to 964. All education intuitions are ready for competition. We’ve gotten into this competition in order to get better. This is also show that each Turkish university can create their own brand and compete with World universities

“Universities should integrated with society”

Remarking that the universities are the institutions that shape people and prepare people for the future, Dr. Mustafa Aydin, “Universities should work student-focused. But every university should have a mission to raise academic staff. The academicians who shape human, should be ready first. The academic staff must be technologically, politically, economically, scientifically and culturally prepared. Istanbul Aydin University educate young people who will go out of the curriculum by qualified academicians work in their own fields. Our university care the needs of the world with the cooperation of public and private sectors. Our university is a university that allows students to transform theoretical education into practice.

Dr. Aydin emphasized that universities should be integrated into society otherwise it was not impossible to turn knowledge into product and technology. Our aim is that to share knowledge and technology with society

Highlighting that there are more than 43 million education populations in Turkey, Dr. Aydin “it is impossible for our country to employ this population with its own resources. We have to be a people of the world in order to compete with the world. We have to equip ourselves with weapons such as knowledge, technology, development, health, science. We have to educate students who are able to find jobs all over the world. “

05.10.2017