KİTAPLAR

EĞİTİM VE KÜLTÜR ÜZERİNE KONUŞMALAR

Dünya küçülürken insanoğlu büyüyor… Bu büyüme, sadece nüfus artışını veya fiziksel anlamda gelişen bir insan tipini ifade etmiyor. Kabuğuna sığmayan ve yenilenen insanı işaret ediyor. Keşfettiği ve ürettiği değerlerle hem kendisini hem de çevresini değiştirip dönüştüren insanoğlu, gönülden taşan söz gibi, yaşadığı dünyaya sığmaz oldu. Sonsuz hayalleri, sürekli artan çalışması, dinmeyen iştiyakı ve merakıyla hızını sürekli artıran bir lokomotif gibi varoluşunu tamamlamaya kenetlenmiş durumda. Artık fikirler, teoriler, ürünler, uygulamalar uluslararası ölçekte ve pazarda anlam veya karşılık buluyor; yenileşme, köylüsünden
kentlisine herkesi ilgilendiriyor; teknoloji, bilim ve sanatta bilginin yenilenme hızı saniyelere düşmüş durumda; toplumsal çalkalanma ve çatışmalar tüm insanlığı tehdit ediyor; krizler, kelebek etkisi şeklinde
dalga dalga tüm milletleri etkiliyor; eğitim, insanın kendi içinden ideal insanı çıkarması ve yeni bir forma dönüşmesi üzerinde kafa yorarken toplum mühendisleri ve fütüristler yakın geleceğin iç açıcı ve karamsar
portrelerini ara ara önümüze seriyorlar.

>> Kitabın tamamını okumak için tıklayınız.

BİR EĞİTİM MÛCİDİ

“BİR EĞİTİM MÛCİDİ” başlıklı biyografik eser, Dr. Mustafa Aydın’ın kişisel yolculuğunu ve eğitim alanındaki çalışmalarını anlatmaktadır. Dr. Mustafa Aydın’ın hem eğitim alanında oluşturduğu yeni ve farklı uygulamaları hem de kendisinin sivil toplum alanındaki aktif çalışmalarını detaylı şekilde işleyen eser, yedi bölümden oluşmaktadır.

300 sayfalık bu biyografik çalışmada; Dr. Mustafa Aydın’ın eğitim alanındaki vizyonu, alışıldık uygulamaların dışına çıkan bütüncül bakışı ayrıntılı olarak aktarılmış, ayrıca kendisinin insânî yönüne ve yakın çevresi ile olan farklı iletişimine de yer verilmiştir.

>> Kitabın tamamını okumak için tıklayınız.

BEDΑ İLMİ VE SANATLARI

Arap belagatı me‘ânî, beyân ve bedî‘ olmak üzere üç ilimden oluşmaktadır. Bu üç ilimden müteşekkil olan belagat, sözün güzel niteliklerle donatılacak şekilde yerinde ve muhatabına göre oluşturulmasıdır. Arap belagatının üç dalından biri olan bedî‘in
örnekleri Kur’ân-ı Kerîm âyetlerinde ve Arap şiirinde bolca mevcuttur. İslam’ın gelişinden önce belagat bir ilim olarak ortaya çıkmadan ve adlandırılmadan önce de, bu sanatlar câhiliyye Araplarının nesirlerinde ve şiirlerinde mevcuttu. İslamî ilimlerin
yazıya geçişiyle birlikte, Arap dili ve belagatı alanındaki litaratür de aşamalı olarak gelişme göstermiştir. Başlangıçta me‘ânî ve beyân ilimleri içinde kabul edilen bedî‘ ilmi zamanla onlardan bağımsız bir ilim alanı olarak ortaya konulmuş ve gittikçe gelişerek varlığını sürdürmüştür. Bedî‘ konusunu ilk defa bağımsız bir kitapta ele alan Abbâsî halîfesi İbnu’l-Mu‘tez, bu eserinde on sekiz sanattan bahsetmiştir. Sonraki belagatçıların, başka sanatlar keşfetmesiyle bedî‘î sanatların sayısı gittikçe artmıştır. Günümüzde bedî‘î sanatların iki yüzü aştığı ifade edilmektedir.

>> Kitabın tamamını okumak için tıklayınız.

Devr-i Kalem

Devr-i Kalem; dededen babaya, babadan oğula geçerek, gelenek halinde mısralara nüfuz eden bir yeteneğin
izlerini taşıyor. Bu eserle beraber, bir din adamının, gelecek nesillere aktarmak istediği değerleri ve nasihatleri mısralarına nasıl nakşettiğine tanıklık edeceksiniz. Eğitimde lider olan bir yöneticinin, mekaniklikten hayli uzak, duygu ve fikir dünyasında gezinme imkânına sahip olacaksınız.

>> Kitabın tamamını okumak için tıklayınız.

CAHİZ VE EDEBİ GÖRÜŞLERİ

Arap edebiyatının gelişiminde büyük katkıları olan ediplerden biri de el-Câhiz’dir. Yaşamış olduğu dönemin edebî ve kültürel ortamını çok iyi bir şekilde değerlendiren Câhiz, kendisini ilim ve edebiyata
adayarak dinî, edebî ve kültürel alanlarda pek çok eser vermiş ve bunların birçoğu günümüze kadar gelmiştir. Câhiz, hem din alanında hem de edebiyat alanında kendisine özgü ekoller oluşturmuş bir
bilgindir. Özellikle edebiyat alanında kendisinden sonra gelen ediplere
örnek olmuş, pek çok edebiyatçı onu kendisine rehber edinmiştir. Bu sebeple haklı olarak kendisine “Arapların dahisi”, “Doğunun Volter’i” gibi unvanlar verilmiştir.

>> Kitabın tamamını okumak için tıklayınız.

Dr. Mustafa AYDIN’ın Yaşama Dokunuşları

1995 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emekli olan ve BİL Holdingi’i kuran Dr.Mustafa AYDIN, mesleki eğitime farklı bir bakış açısı kazandırdı. 2003 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi’ni hayata geçirdi ve “Dünyanın En İyileri Ödülü” nü aldı. Dünya İnsanı yetiştirmek hedefini benimseyen Sn. AYDIN’ın evrensel ve bilimsel eğitim anlayışının yer aldığı bu kitap, herkese ışık tutmakta ve bir liderin zirveye ulaşabilme öyküsüne tanıklık etmektedir.

>> Kitabın tamamını okumak için tıklayınız.

ZAMANIN ÖNÜNDE YÜRÜMEK

Hitabet, insan zihninin bir tezahürüdür. İç dünyamızda şekillenen
fikirlerin, birikimin, evreni algılayış tarzının gizli bileşeni konumundadır
hitabet. Geçmişten günümüze mevcut konumu iyileştirme
ve geleceği planlama gayesi, nihayetinde hitabetle yayılma ve anlaşılma
imkanı bulmuş, hitabetin gücü ile tesir alanını genişletmiş ve
şahsi üsluplarla akıllarda kalıcı tesir bırakacak nitelik kazanmıştır.
Tarih sahnesinde ülkelerin ve insanların geleceğine yön veren
konuşmaların temelinde de güçlü bir hitabet olgusu vardır.

>> Kitabın tamamını okumak için tıklayınız.

TEVABİ VE ZEVABİ

Edebiyatçının dünyada gerçekleşmeyen ideallerini ve çektiği acıları dile getirmek için bazen yaşadığı dünyadan uzak bir hayal âlemine geçerek düşlerini orada sergilediği görülür. Fizik ötesi veya hayali yolculuk diyebileceğimiz bu edebi olgu yeni değildir. İnsanlar, eski çağlardan itibaren çevrelerinde olup biten evrensel olguları açıklamak için bir takım ruhsal ve düşünsel yorumlar icat etme gayreti içinde olmuşlardır. İslam öncesinde efsanelerde ve destanlarda görülen bu hayali yolculuklar, kimi zaman meçhul ölüler âlemine ulaşmak, kimi zaman da geleceğin ufuklarını ve bilinmeyen âlemin gizemlerini çözme amacını gütmüştür. Öte yandan hayali yolculuk, sahibinin yaşadığı asrın sosyal yaşantısını yansıtan bir ayna görevi yapmıştır. Bu tür eserlerin dinsel amaçlı olanlarına en eski örnek değerli meslektaşım Nimet Yıldırım’ın Farsça metninden Türkçeye çevirdiği Ardâvîrâfnâme’ dir. Bu eser, Pehlevice dil ve yazı özelliklerini yansıtmasının yanı sıra içeriği açısından Zerdüşt inanırları için oldukça önemli olup değişik dönemlerde İngilizce, Fransızca, Hintçe, Farsça ve Gocerât Dili başta olmak üzere değişik dünya dillerine çevrilmiştir. Ardâvirâf ‘ın ruhuyla gerçekleştirdiği kutsal yolculuğun ardından anlattıkları, Hz. Peygamberin miraçta gördükleriyle benzerlikler gösterir.

>> Kitabın tamamını okumak için tıklayınız.

ENDÜLÜSLÜ ŞAİR VE YAZAR İBNİ ŞÜHEYD

Ortaçağda İslâm-Avrupa ilişkilerinin merkezi olan Endülüs kültürü ve tarihi çok zengin bir malzemeye sahiptir. Endülüs çok kültürlü ve etnikli oluşuyla, İslâm düşüncesi ve felsefesinin batıyı etkileyen bir merkez olmasıyla pek çok araştırmanın konusu olmuştur. Ancak batıda Endülüs hakkında pek çok araştırma yapılmış olmasına rağmen ülkemizde Endülüs tarihi ve kültürü üzerine çalışma yok denecek kadar azdır. Endülüs edebiyatı da üzerinde fazla durulmamış alanlardan biridir. Bu eksikliğin giderilmesine az da olsa katkıda bulunacağı düşüncesiyle, 1992 yılında hazırlamış olduğum “İbn Şüheyd ve Edebî Kişiliği” isimli doktora tezini yeniden gözden geçirerek yayınlamaya karar verdik. Endülüs’te siyasi birliğin sağlandığı dönemde bilimsel ve kültürel faaliyetler artmaya başlamıştır. Tarih, edebiyat, hukuk, felsefe ve din alanlarında ilerlemeler kaydedilmiştir. Özellikle Kurtuba, dünyanın önde gelen bilim merkezleri arasına girmiştir. Avrupa’da bilimin gerilediği dönemde Endülüs’te yapılan çalışmalar, doğudaki bilimsel gelişmelerin batıya taşınmasına ve Avrupa’nın aydınlanmasına katkıda bulunmuşlardır.

>> Kitabın tamamını okumak için tıklayınız.

ANDALUSIAN POET AND WRITER

Andalusia, which used to be a centre for Islam-Europe relations in the Middle Ages, owns a wealthy background in terms of its culture and history. Andalusia has been the subject matter for numerous research with its multi-cultural and ethnical structure. Despite the fact that several research has been carried out in the west, however, there is no or little work about Andalusian culture and history in our country. Thinking that it would contribute supplying this deficiency, we have decided to revise and publish my doctorate thesis I prepared in 1992, “Ibn Suheyd and His Literary Personality”.

In Andalusia, scientific and cultural activities increased when the political unity was obtained. There were remarkable progress in history, literature, law, philosophy, and religion. Particularly, Cordoba had become one of the most striking scientific centers of the world. In a period of retrogression in Europe, the studies in Andalusia had transported the advancements of Easts into the European mainland and took place in the course of enlightenment.

>> Click to read the entire book

Abdullah eş-Şibravi’nin Unvanu’l- Beyan ve Bustanu’l Ezhan İsimli Eserinin Edisyon Kritiği

>> Kitabın tamamını okumak için tıklayınız. 

ÇAĞDAŞ ARAPÇA KONUŞMA TEKNİKLERİ

>> Kitabın tamamını okumak için tıklayınız. 

TEMEL ARAPÇA İLETİŞİM BECERİSİ

>> Kitabın tamamını okumak için tıklayınız. 

ENDÜLÜS’TEN İSPANYA’YA

 

>> Kitabın tamamını okumak için tıklayınız. 

Ahmet Rasim Tükek, ” KARAKTER SİZSİNİZ “ Adlı Kitabından

“Sayın Ahmet Rasim Tükek, KARAKTER SİZSİNİZ, Değişim ve Dönüşüm Uygulamaları eseri hakkında bir yorum yazmamı rica edince, adı geçen eserle birlikte yazarın daha önce kaleme aldığı Acıdan Huzura Dönüşüm adlı kitabını da okuma fırsatı buldum. ‘Her iki eserde de, birbirine zıt düşüncelerin savaşına sahne olan ve baş döndürücü bir değişim ve dönüşümün yaşandığı dünyamızda, Tükek’in sıradşı düşünceleriyle felsefi, teolojik ve psikolojik boyutlarda, insana bambaşka bir huzur ve mutluluk kapısını aralayan fikirlerinin, kendine has üslubuyla sayfaları süslediğini gördüm. Hakiki Adem olabilmenin sırrının ’sen’ olabilmekte yattığını; gerçek huzurun, var olmakla yetinip, ‘sen’ için nefes alabilmekte gizlendiğini çarpıcı ifadelerle okuyuculara naktş işlercesine anlattığına şahit oldum. Mahatma Gandhfnin; ‘Sözlerinize dikkat edin, düşüncelerinize dönüşür. Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür. Duygularınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür. Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür. Değerlerinize dikkat edin, karakterinize dönüşür. Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşür/ sözünün yankılarını her sayfasında duyduğum Karakter Sizsiniz adlı bu eser için Sayın Ahmet Rasim Tükek’e tebriklerimi sunuyorum. Bu vesileyle, kendisinden insanlık adına daha çok eserler beklediğimi de “ifade etmek ”isterim.” Dr. Mustafa AYDIN İstanbul Aydın Üniversitesi, Mütevelli Heyeti Başkanı