“YILIN ÜNİVERSİTESİ” İAÜ

“YILIN ÜNİVERSİTESİ” İAÜ

Ekovitrin Dergisi’nin bu yıl 16’ıncı kez düzenlediği “Yılın Starları” anketinde “Yılın Üniversitesi” seçilen İstanbul Aydın Üniversitesi düzenlenen törende ödülünü aldı.

Bu yıl 1 Şubat 2017 itibarıyla oylaması başlayan “Yılın Starları” anketinde, oylamanın sona erdiği 25 Nisan’a kadar, yaklaşık üç ay boyunca 463 bin 150 oy kullanıldı. Bu oyların sonucuna göre İstanbul Aydın Üniversitesi, katılımcıların büyük bir çoğunluğunun oyunu alarak “Yılın Üniversitesi” seçildi.

Uluslararası aylık ekonomi ve iş dünyası dergisi Ekovitrin tarafından düzenlenen Yılın Starları Ödül Töreni, İstanbul WOW Hotel Convention Center’da gerçekleştirildi. 500’e yakın davetlinin katıldığı törende, Avrupa ülkelerinden, Türk Cumhuriyetleri’nden, Ortadoğu’dan ve Türkiye’den iş, siyaset, bürokrasi, eğitim ve sanat dünyasından önemli isimleri buluşturdu.

Moldova Cumhuriyetine bağlı Gagavuz Yeri Özerk Cumhuriyeti Başkanı İrina Vlah’ın da katıldığı törende, İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr.Mustafa Aydın ve İstanbul Aydın Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Yadigar İzmirli’ye ödülü Eski Ticaret ve Sanayi Bakanlarından Ali Coşkun takdim etti.

____________________________________________________________________________________________________

IAU, UNIVERSITY OF THE YEAR

Istanbul Aydin University was awarded the prize of ‘University of the Year’ in the starts of year questionnaire which was the 16th year of Ekovitrin Magazine.

Started voting 1 February 2017 the starts of year questionnaire, 463.150 vote has been used during three months until 25 April. According to results, Istanbul Aydin University was selected as University of the year with a high number of elector’s votes.

The Stars of Year Awarding Ceremony which was organized by monthly international economic and business magazine Ekovitrin took place at Istanbul WOW Hotel Convention Centre. Almost 500 guests included significant names from business, politics, diplomatic, education and art world of European countries, Turkish Republics, Middle East and Turkey participated to the ceremony.

President of Autonomic Gagauzian which is depended on Republic of Moldova Irina Vlah also participated to the ceremony. Trade and Industry Former Minister Ali Coskun gave the prize of Istanbul Aydin University to Chancellor of IAU Prof. Dr. Yadigar İzmirli and Chairman of the board of trustees of IAU Dr. Mustafa Aydin.

17.06.2017

“Birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç var”

“Birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç var”

İstanbul Aydın Üniversitesi’nin Florya Halit Aydın Kampüsü’nde bin 500’e yakın misafiri buluşturan geleneksel iftar yemeğinde birlik beraberlik ve dayanışma mesajları verildi.

2003 yılında yükseköğretimimize katkıda bulunmak üzere eğitim-öğretim hayatına başlayarak amaçları doğrultusundaki çalışmalarını sürdüren İstanbul Aydın Üniversitesi, iş, siyaset, yerel yönetimsivil toplum kuruluşu, eğitim ve medya kuruluşu temsilcilerini Geleneksel İftar Yemeği’nde bir araya getirdi. Florya Halit Aydın Kampüsü’nde düzenlenen iftar yemeğine Avrupa Birliği Eski Bakanı Egemen BağışAK Parti İstanbul Milletvekili Feyzullah KıyıklıkKüçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadenizİstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın, İAÜ Rektörü Prof. Dr. Yadigar İzmirli başta olmak üzere üniversite öğretim üyelerinin yanı sıra bin 500’e yakın misafir katılım gösterdi.

Dr. Mustafa Aydın: “Birlik ve beraberliğe her zamankinden fazla ihtiyaç var”

Üniversitenin Geleneksel İftar Yemeği’nde konuşan İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın, ülke olarak birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan bir dönemde, mübarek Ramazan-ı Şerif vesilesiyle düzenledikleri iftar yemeğine teşrif eden misafirlerin katılımlarından şeref duyduklarını ifade etti.

Dr. Mustafa Aydın, “Dünyada birlik ve beraberliğe her zamankinden fazla ihtiyaç vardır. Bütün insanlık bir merhamet sınavı veriyor. İstanbul Aydın Üniversitesi, tüm manifestosunu birlik ve beraberlik düşüncesi üzerinde, bir aile olmak üzere kurgulamıştır. Eğer biz bu birlik ve beraberliği bilim yuvası olana üniversitede sağlayamazsak, ülkemizde ve dünyada birliği nasıl sağlarız. Sultan Alparslan’ın, Sultan Fatih’in, Gazi Mustafa Kemal’in hedeflerine yürüyüşü nasıl sağlanabilirdi. Üniversiteler birliktelik için lokomotif görevi yapmalıdır. Ayrıştırıcı değil, birleştirici, evrensel değerleri bağrında besleyen kurumlar olmak ve bunu tüm topluma ve coğrafyaya yaymak durumundadır. 40 bin kişilik bir üniversite olarak bu birlikteliği sağlamayı önemli bir misyon olarak üstlenmiş durumdayız. Ülkemizin kenetlenmeye ihtiyacı var. Ayrılık bizi yakar yok eder. Farklı düşünceleri kabul ederek barış ve birliktelik sağlamak durumundayız. Mal mülk ve makam sahibi olmakla insanın insana üstünlüğü olmaz. İnsanın insana üstünlüğü ahlak ve erdemle olur” dedi.

‘Bu topraklarda iyi gençler yetiştireceğiz’

“İstanbul Aydın Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği ilk ve öncü olma başarısı, sizlerin maddi ve manevi katkısıyla oldu” diyen Dr. Aydın, “40 binden fazla mezunu, 3 bin 500’den fazlası uluslararası olmak üzere 40 bine yaklaşan öğrenci sayısı, 16 fakülte ve yüksekokulu, 3 enstitüsü, 2 UNESCO kürsüsü, 29 araştırma merkezi ve 165 uygulama laboratuvarı ile ilerleme ve gelişmenin en önemli fonksiyonlardan biri olan eğitim fonksiyonunu, amatör ruh ve profesyonel bir anlayışla yerine getiren İstanbul Aydın Üniversitesi, bu toprakların gençlerinin iyi yetişmesi, kendi öz değerlerinden kopmadan geleceğe yürümesi için 14 yıldır üzerine düşenin fazlasını yerine getirmektedir. Bizler bununla yetinmeyerek, Sanayi 4.0 devriminin öngördüğü kalite, araştırma, patent ve markalaşma çalışmalarımıza hız kazandıracağız. Uluslararasılaşmayı ileriye taşıyarak bir dünya üniversitesi olmak temel hedefimiz olacaktır” dedi.

‘Bölüşürsek tok, bölünürsek yok oluruz’

İftar yemeğinde konuşan Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz, bereketiyle birlikte gelen Ramazan ayının tüm insanlık için hayırlara vesile olmasına dilerken; İslam coğrafyanın birçok kısmında insanların Ramazan’ın hazzını yaşayamadığını belirten Avrupa Birliği Eski Bakanı Egemen Bağış ise, “Yunus Emre’nin dediği gibi, ‘Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz!’ Ülkemizin birlik ve beraberliğimizin kıymetini bilmemiz lazım” dedi.

‘Birlik ve beraberliğin yolu bilim ve ilimden geçiyor’

Ramazan ayının paylaşım ayı olduğunu belirten AK Parti İstanbul Milletvekili Feyzullah Kıyıklık, “Bugün İslam alemi büyük bir sıkıntı içinde. 50 yıldır İslam coğrafyasında kan akıyor. Burada dışarıdan gelen baskılar kadar, Müslümanların birlik ve beraberlik içinde hareket etmemesinin büyük payı var. Bu ayrılıklar, biraz da bilgi ve eğitim eksikliğinden kaynaklanıyor. Dünyanın yakaladığı teknolojiyi yakalayamadık. Birbirimizle kavga ettik. Biz üretmek zorundayız. Cesur olmak zorundayız. Cesur olmak bilmekten; bilmenin de yolu ilimden geçer. İstanbul Aydın Üniversitesi, bilim ve ilim yolunda yetiştirdiği ve yetiştireceği öğrencilerle önemli bir rol üstleniyor” diye konuştu.

____________________________________________________________________________________________________

Istanbul Aydin University organized its traditional Ramadan meal at Halit Aydin Campus stayed in Florya where almost 1500 guests were invited and unity and solidarity messages were spread during the meeting.

İAU started its educational life in 2003 as carrying one one’s works in the direction of its goals for contributing in higher education and brought delegates of business, politics, local governments, civil society organisations, educational and media companies together at the traditional Ramadan meal.Former EU Minister Egemen Bağış, Istanbul Ak Party member of the parliament Feyzullah Kıyıklık, Mayor of Küçükçekmece Temek Karadeniz, President of İAU Dr. Mustafa Aydın and Rector of IAU Prof. Yadigar Izmirli , academicians and 15000 guests  have attended traditional Ramadan meal which was organized by AKEV at IAU campus.

Dr. Mustafa Aydın “We need unity and solidarity more than before”

President of IAU DR. Mustafa Aydın has said “it makes me feel honored to see you in unity and solidarity at Ramadan meal. The world need unity and solidarity more than ever. Everyone is tested by compassion. IAU was build its manifesto by unity and solidarity. If we can’t provide unity and solidarity at university which works as a science center, how can we ensure peace both in the world and in our country? Sultan Alparslan, Sultan Fatih and Mustafa Kemal Atatürk have reached their target via idea of solidarity and unity. As a university with 40.000 students we have to provide the unity. We need to bunch up.  Separation destroy us. We should appreciate various thoughts to provide peace and togetherness. We can’t have the edge on somebody with having property. We can only be superior with our moral and honor.

“We will raise good person in this geography”

Dr. Mustafa AYDIN has expressed “with your material and spiritual contribution Istanbul Aydin University has reached the first and pioneering success. During 14 years since our establishment, We provide added value on Turkey’s science, education and economy with 16 faculties and college, 3 institutes, 2 UNESCO Chairs, 29 research centers and 165 application laboratories, almost 4.000 international students out of 40.000 in total and more than 2.000 academic and administrative staff. We will not be willing to settle for these works. We will speed up quality, research, patent and branding work with 4.0 İndustry revaluation. We have been taking firm steps forwards to our goals which targets to be a world university as a higher education institution 

 “İf we share we are full, if we separete we disseppear”

Giving a speech Ramadan meal; Mayor of Küçükçekmece Temek Karadeniz has wished fruitfulness for all people in these holly days. Former Minister of EU Egemen Bağış has expressed “As Yunus Emre said” İf we share, we are full, if we separate, we disappear” we should know worth of our country’s unity and solidarity.

”The way of unity and solidarity goes through science and knowlage’

Expressing Ramadan as a sharing month Ak Party Istanbul parliamentarian Feyzullah Kıyıklık” in these days, Islam World has in big troubles. Since 50 year Islam World has been losing blood. Both pressure from other countries and being unable to unite in Islam World cause these troubles. These separations root in lack of knowledge and education. We couldn’t catch technology that World caught. We fight

15.06.2017

NAFSA 2017

NAFSA 2017

İAÜ Mütevelli Heyeti, EURAS-Avrasya Üniversiteler Birliği ve DEİK Eğitim Ekonomisi İş Konseyi Başkanı Dr. Mustafa Aydın, her yıl Mayıs ayında ABD’de düzenlenen bu senede 29 Mayıs – 2 Haziran 2017 tarihlerinde California Eyaleti’nin Los Angeles şehrinde gerçekleştirilen dünyanın en büyük uluslararası eğitim konferansı olan 69. NAFSA Eğitim Konferansı & Fuarına katıldı.

Bu yıl dünyanın dört bir yanından, 9000 ‘den fazla uluslararası eğitimcinin katıldığı NAFSA Konferansına İstanbul Aydın Üniversitesi olarak Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın ile birlikte Üniversitemizin uluslararasılaşması ve ikili işbirliklerinin arttırılması amaçlarıyla Mütevelli Heyet Başkan Danışmanları Prof. Dr. Hasan Saygın ve İrem Arman, Genel Sekreter Yardımcısı Serkan Yolsal ve Erasmus+ Kurum Koordinatörü-Avrasya Üniversiteler Birliği Genel Koordinatörü Pınar Elbasan ile geniş bir heyet ile katılım sağladı.

Konferans süresince uluslararası eğitime ilişkin çeşitli seminerlere katılan, yeni ortaklıklar ve ortak programlara yönelik görüşmeler başlatmak için çeşitli üniversitelerin temsilcileriyle bir araya gelen Dr. Mustafa Aydın ve IAU NAFSA Heyeti, birçok yükseköğretim kuruluşuyla işbirliklerinin temellerini attı.

Dr. Mustafa Aydın, bu yıl NAFSA tarihinde üçüncü kez gerçekleştirilen Türkiye’de Yükseköğrenim Sistemi ile ilgili özel oturumda açılış konuşmasını gerçekleştirdi.

Bu yıl İstanbul Aydın ile birlikte Türkiye’den 20 Üniversite standıyla birlikte EAIE’ye katılarak, ülkemizi EEİK tarafından organize edilen “Study in Turkey” pavilyonlarında temsil ettiler.

Fuara katılımın sağlanmasıyla, dünya çapında yükseköğretim kurumlarını keşfetmek, potansiyel ortaklıklar kurmak, öğrenci ve personelimize gerçek anlamda uluslararası bir deneyim sağlayacak yeni işbirlikleri başlatmak için Üniversitemiz ve EURAS adına çok önemli bir fırsat elde edilmiştir.

____________________________________________________________________________________________________

President of IAU, EURAS-Eurasian Universities Union and Higher Education Business Council of DEIK, Dr. Mustafa Aydin attended NAFSA Conference & Expo which is the largest international education conference in the World organized every May in the USA and this year it was held on May 29th to June 2nd 2017 in Los Angeles, California.

President of IAU Dr. Mustafa Aydin, Advisors to the President, Prof. Dr. Hasan Saygın and İrem Arman, Vice General Secretary Serkan Yolsal and Erasmus+ Institutional Coordinator & Eurasian Universities Union General Coordinator Pinar Elbasan attended NAFSA conference where more than 9000 international educators attended from all around the world this year in order to internationalize the university and to increase the bilateral cooperation.

Dr. Mustafa Aydin and IAU NAFSA Delegation who participated in various seminars on international education during the conference; met with representatives of various universities to launch negotiations for new partnerships and joint programs, laid the foundation of cooperation with several higher education institutions.

Dr. Mustafa Aydin gave opening speech during the special panel on Turkish Higher Education performed for the third time in the history of NAFSA.

This year, 20 Turkish Exhibitor Universities including IAU attended NAFSA and represented Turkey under “Study in Turkey” Pavilions organized by Higher Education Business Council.

By carrying out the fair participation, it has been an important opportunity has been obtained by IAU and EURAS in order to explore the higher education institutions worldwide, to establish potential partnerships for EURAS, to start new collaborations for our students and our staff who will be able to have international experiences in the real sense.

06.06.2017

İAU 8000 Öğrencisini Hayata Uğurladı..

İAU 8000 Öğrencisini Hayata Uğurladı..

İstanbul Aydın Üniversitesinin (İAÜ) düzenlediği mezuniyet töreni ile 8 bin öğrenci kep attı. 25 bine yakın aile de çocuklarının heyecanlarını paylaştı.

Bu yıl 12’inci mezunlarını veren İAÜ’nün, Florya Kampüsü’nde düzenlediği tören renkli görüntülere sahne oldu. Törene, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun eşi Hamdiye Soylu, İAÜ Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın, Rektör Prof. Dr. Yadigâr İzmirli, akademik ve idari personel, öğrenciler ve veliler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan tören, açılış konuşmaları, okulu derece ile bitiren öğrencilerin ödüllendirilmesi ile devam ederek kep atma töreni ile son buldu.

“Sizleri hayata uğurluyoruz”

Açılış konuşmasında öncelikli olarak çok gururlu ve mutlu olduklarını ifade eden Dr. Mustafa Aydın, öğrencilere verilen emekler için ailelere de teşekkürlerini sundu. Mustafa Aydın aynı zamanda, “Bir mutluluğu daha paylaşmak üzere burada bulunuyoruz. İnsanların hayatlarında unutulmayan anlar vardır. İşte bugün öyle bir gün ve bunu sizinle paylaşıyoruz. Bugün geleceğin aydınlarını uğurlamak için burada bulunuyoruz. Gözlerinizdeki pırıltı ile gelecekte ne kadar başarılı olduğunuzu şimdiden görmekte ve geleceğe umutla bakmaktayız. Ülkemizde ve coğrafyamızda yaşanan olaylara bakıldığında bu gençlere ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu daha iyi anlıyoruz. Ayrışmanın çözüm olmayacağı, aklın ve sağduyunun, kardeşliğin ve uzlaşının sizlerin ellerinde yükselerek, ülkemize ve dünyaya barış getireceğine inanıyoruz. Bizler her zaman öğrencilerimize, velilerimize, toplumumuza ve toprağımıza sorumlu olma bilinci ile hareket ettik. Çağın ön gördüğü bütün gelişmeleri akademik dünyanızın her devresinde yürürlüğe koyarak, sizlerin çağın gerekliklerine uygun yetişmeniz için gayret gösterdik. Özgür düşünme, önyargısız, farklı düşünce ve görüşlere açık olma ve bilginin gücünü önemseme gibi değerleri, sizlere kazandırmaya çalıştık. Uluslararası öğrencilerim, sizler de Ülkenizden ve ailelerinizden binlerce kilometre uzaklarda eğitiminizi tamamladınız. Gurbetin zorluklarını yaşadınız. Ancak bizler sizleri kendimizden bir parça olarak gördük ve aileniz olmaya çalıştık. Üniversitemize verdiği destekleri esirgemeyen herkese öncelikli olarak çok teşekkürlerimizi ve şükranlarımızı iletiyoruz. Tüm öğrencilerimizi gözlerinden tek tek öpüyorum, hepinizin bir hocası, bir babanız ve canından bir parça olarak bir büyüğünüz olarak tüm kalbimle hepinizi kucaklıyorum ve sizleri hayata uğurluyorum. Yolunuz açık olsun” dedi.

“Hepinizle gurur duyuyoruz”

Prof. Dr. Yadigâr İzmirli de yaptığı açılış konuşmasında, “Mutluluğumuzu paylaşmaya gelen herkese teşekkür ediyorum. Bilimin ışığında aydın gençler yetiştirmek için kurulan üniversitemiz bugün 12. dönem mezunlarını veriyor. Uluslararası üniversitelerle birlikte yapmış olduğumuz anlaşmalar, bilimsel araştırmalar ve 100’un üzerinde ülkeden bizleri tercih eden uluslararası öğrencilerimizle bir dünya üniversitesi konumundayız. Sevgili mezunlarımız, dün denilecek kadar kısa bir zaman önce üniversitemize başladınız. Sizleri geleceğe hazırlamak için çok büyük imkânlar sunuldu. Bu nedenle yarın, hepiniz dünyanın neresinde hangi işi yaparsanız yapın, çok başarılı olacaksınız. Hepinizle şimdiden gurur duyuyor ve varlığınızla hayatımıza kattığınız anlam ve kalite için ve sonunda da bu gün burada oluşturduğunuz muhteşem manzara için çok teşekkür ediyorum. Hepinizin yolu açık olsun, Allah’a emanet olun” diyerek duygularını ifade etti.
İAÜ Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü öğrencisi ve üniversitenin Fakülteler birincisi Aysu Güzel, “Çok sevinçliyim çünkü 4 yıl boyunca çok emek verdim. Bu yüzden de bu onuru hak ettim. Üniversitemin bana verdiği eğitimle mesleki anlamda çok yetkin bir hale geldiğimi düşünüyorum. Üniversitemi seviyorum ve gerek hocalarım gerek arkadaşlarım ve içinde bulunduğum ortam beni her açıdan olumlu yönden etkiledi” diye konuştu.
Üniversitenin Meslek Yüksekokulları birincisi Mert Oğuz Kaba da, “Birincilikle bitirdiğim için çok mutluyum tabii ki. Benim için zorlu bir süreç oldu. Hatta bu yüzden pek sosyal aktivitelerim olmadı. Gerçi üniversitemiz bize her türlü sportif, kültürel, sosyal etkinlikler sundu. Onlara katılmaya çalıştık ama ben genel anlamda asosyal davrandım” dedi. Kaba, başarılı olmak isteyen öğrencilere de, “Okuldan sonra düzenli tekrar etsinler, sınavdan önce derslerine yoğunlaşsınlar” diye tavsiyelerde bulundu.

____________________________________________________________________________________________________

8000 Students Graduated from IAU

8000 students graduated on the graduation ceremony that organized by Istanbul Aydin University. Nearly 25.000 families watched their children and shared their excitement.

12th graduation ceremony of Istanbul Aydin University witnessed unforgettable memories in Florya Campus. Hamdiye Soylu the wife of minister of internal affairs, Dr. Mustafa Aydin Chairman of the board of Trustees of IAU, Prof. Dr. Yadigar Izmirli Chancellor, academic and administrative personals, students and families attended. The ceremony started with the National Anthem, a moment of silence continued with opening speeches and ended with awarding to successful students who finished the school with degree.

‘We see you off the real life’

Expressing how proud and happy he was, Dr. Mustafa Aydin, thanked to families for their supports and labour to the students. Mustafa Aydin also said that ‘We are here again to share another merry moment. There are some unforgettable moments in people’s life. Here is such a memorable day. Today, we are here to send future intellectuals off. We are sure how much successful you will be by the lights coming from your eyes, for that reason we look forward to the future with proud and great hope. We understand better that these young people are needed more when looked at things occurring in our country and geography. We believe that solution will not come from disintegration; mind, common-sense, brotherhood and reconciliation will raise from your hands and bring peace to our country and world. We behaved with sense of responsibility through our students, families, our society and country. We gave ours all to train you as more than enough as the necessity of the current age while following all the developments in academic world. Tried to bring you values such as Freedom of thinking, prejudice-free, being open to different perspective and thoughts. My international students; you complete your study being away for miles and miles away from your country and friends and had difficulties. However, we saw you a part of us and tried to be your family. Essentially, thanks to everybody who supported and gave effort to our university. As a teacher, father and a part of your hearts, I send you big hug with all my love and am seeing you off the real life. All the best!

‘We are proud of you all’

On the opening speech of Prof. Dr. Yadigar Izmirli said ‘I would like to thank to everybody who came here to share our happiness. Our university is having its 12th graduation ceremony today. We are a world university with agreements with international universities, scientific researches and international students from more than 100 universities. Our dear graduates, you’ve started to study here with us as soon as could be said yesterday. Lots of possibilities were presented to prepare you to the future. Thus, you will be successful wherever you are and whatever you do. I am proud of you from now on and thank you so much for being with us today too. I wish all the best for you.

Aysu Guzel, the student of Faculty of Education Department of Turkish Language Teaching and first student of university faculties, expressed herself like ‘I am so happy because I have laboured for 4 years. Thus, I deserved this honour today. I think I’ve become very competent in the professional sense with the education that the university has given to me. I love my university and my teachers, friends, university atmosphere have positive impact on my success story’.

Mert Oguz Kaba, the first student of vocational school of higher education, also worded ‘Of course I am so happy to graduate with the first rank. It was quite difficult process for me. I even have not had social life much. University provided us several cultural, sportive and social events and although we participated to them, I was unsocial in general’ Kaba gave a suggestion to students who would like to successful ‘have daily review with your studies after school and concentrate only your studies before exams’.

12.06.2017

IDEF’2017 Fuarı Gerçekleşti

IDEF’2017 Fuarı Gerçekleşti

IDEF’2017, 13’üncü Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı, 9- 12 Mayıs tarihleri arasında T.C Milli Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Fuarda, 50’yi aşkın ülkeden yaklaşık 800 firma savunma, güvenlik, denizcilik, havacılık ve uzay sanayisi alanlarında üretilen en modern araç, malzeme ve sistemlerini sergilendi. Ayrıca savunma sanayisiyle doğrudan ilişkili firmalar dışında, diğer sanayi dallarından da çok sayıda üretici firma fuarda yer aldı

Başbakan Binali YILDIRIM gerçekleştirdiği IDEF 2017 13’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nın açılış törenine Millî Savunma Bakanı, Sayın İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakan Yardımcısı, MSB Müsteşarı, SSM Müsteşarı, Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanları, TSKGV Genel Müdür Vekili ile yurt dışından Fuara resmi davetli olarak teşrif eden konuk Cumhurbaşkanı ve Bakanlar katılım sağlamışlardır.
__________________________________________________________________________________________________

IDEF 2017 Fair has been taken placed

IDEF 2017 13th international defence industry fair has actualized with home ownership of Republic of Turkey Ministry of National Defence between 9 – 12 May in TUYAP Fair and convention Centres.

In the Fair, 800 companies from more than 50 countries have exhibited their modernist tool, equipment and system produced in defence security, marine and space industry field. Also, there have other industries taken part in the fair, except companies directly related with defence industry.

National Defence Minister, Minister of Internal Affairs, Vice-Minister of National Defence, Undersecretary of the Ministry of National Defence, Undersecretary of the Defence Industry, Chief of the Army and air staff, Commander of the Turkish Naval Forces, General Director of Turkish Armed Forces Foundation and visitor President and Ministers who were officially invited to opening ceremony of IDEF 2017 13th international fair where Prime Minister Binali Yildirim made the opening speech. 

Türkiye Bağımsız Avrupa Rahatsız

Türkiye Bağımsız Avrupa Rahatsız

AKPM Türkiye Heyeti Başkanı, AK Parti Adana Milletvekili Talip Küçükcan’ın ana konuşmacı olarak katıldığı Batı Platformunun yedinci toplantısında yine önemli bir konu ele alındı. Toplantı AB Eski Bakanı Egemen Bağış koordinatörlüğünde gerçekleştirildi.

AKPM Türkiye Heyeti Başkanı Talip Küçükcan toplantıdaki konuşmasında, kararın perde arkasını anlatarak bundan sonra yapılması gerekenler konusunda görüşlerini paylaştı. Öte yandan toplantıda “AKPM’nin bu siyasi kararına rağmen diyalog kapısının kapatılmaması ve lobicilik faaliyetlerine ağırlık verilmesi, STK’ların da bu süreçte daha aktif bir pozisyon alması gerektiği” görüşü ön plana çıktı.

“Ön yargılı ve taraflı, skandal bir karar”

Son zamanlarda Türkiye ile ilgili ciddi bir karşıtlık söz konusu olduğunu ve alınan kararın zemininde de bu durumun etkili olduğunu dile getiren AKPM Türkiye Heyeti Başkanı Talip Küçükcan; “Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye’nin siyasi denetime alınmasıyla ilgili skandal bir karara imza attı. Türkiye’nin içinde bulunduğu şartları yok sayarak ön yargılı ve taraflı bir rapor hazırladı. Bu rapor ne yazık ki Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi nisan genel kurulundan geçti. Bu karara baktığımızda aslında bu ön yargıları açık ve net bir şekilde görmeniz mümkün. Normal şartlar altında bu karar Türkiye’de demokratikleşme, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi alanlara hizmet etmesi gereken bir karar. Fakat içeriğine dikkatli bir şekilde baktığımızda satır aralarında aslında Türkiye’nin verdiği bütün değişiklik önergelerinin reddedildiğini görmeniz mümkün. Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişiminin müsebbibinin ve arkasında olan faillerin korunduğu PKK’ya ve FETÖ’ye terörist diyemeyen bir rapor ile karşı karşıyayız. Biz normal şartlar altında Avrupa konseyi ile ilişkileri çok iyi olan bir ülkeyiz ve şimdiye kadar Avrupa Konseyi’nin değerlerinde üstün tuttuk. Avrupa konseyinin neredeyse iki yüzden fazla sözleşmesinin yarısından fazlasını imzaladı Türkiye ve hayata geçirdi. Biliyorsunuz anayasamızın 90. maddesine göre de sözleşmeler zaten bizim hukukumuzun üstünde de kabul ediliyor. Biz önemli normlar ve değerler olarak kabul ediyoruz. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde ki gerek denetim komisyonunda gerekse genel kurulda Türkiye’nin olağan üstü bir süreçten geçtiğini ve dolayısıyla bu olağanüstü süreçte Türkiye’nin varlığına ve güvenliğine yönelik saldırılar olduğu ve bu saldırıları önlemek amacıyla bütün devletlerin alması gereken tedbirleri aldığını ifade ediyoruz. Bize diyorlar ki OHAL’i kaldırın. Bir devlete OHAL’i kaldırın demek o ülkenin aslında egemenlik haklarına müdahil olmak anlamına geliyor. OHAL’i ülkelerin niçin ilan ederler? Fransa’da olduğu gibi ülkenin güvenlik ile ilgili ciddi problemleri saldırıları ve riskleri vardır. Türkiye’nin ilan ettiği OHAL’i sürekli gündeme getirip diline dolayarak, hiçbir güvenlik meselesini tartışmadan o hali kaldırın demek aslında böyle bir sonucu içeriyor. Aynı şekilde Türkiye’de yargı süreci başlamış olan, bazı milletvekillerinin tutuklanmış olması veya gözaltında bulunması bazı gazetecilerin gözaltında alınması gibi konularda bunların hiçbirinin iddianamesine bakılmaksızın Türkiye ile ilgili hemen bir takım ön yargılar ile hareket edilerek Türkiye’ye çağrıda bulunuyorlar. Bu çağrıların arka planında, özellikle bu raporların yazılmasına katkıda bulunanlara baktığımızda net şekilde şunu görüyoruz. Son zamanlarda Türkiye ile ilgili ciddi bir karşıtlık söz konusu. Bu karşıtlıkları yazık ki Avrupa konseyi parlamenter Meclisi’nde böyle bir etki yarattı” şeklinde konuştu.

“Bu karar kabul edilemez”

Türkiye’nin Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin Nisan çalışmasına katılmadığını belirten AKPM Türkiye Heyeti Başkanı Talip Küçükcan bundan sonra izlenecek yol ile ilgili; “Bundan sonraki çalışmalarda hangi düzeyde nasıl katılacağımıza ilişkin de, önümüzdeki günlerde bir yol haritası çizilecek ve bu yol haritasına göre hareket edeceğiz. Bu kararın bir yaptırımı yok yani Türkiye’nin denetim sürecine alınması demek sadece Türkiye ile ilgili daha önceden üç yılda bir yazılan raporların yılda bir defa yazılması anlamına geliyor. Bu açıdan bakıldığında aslında mekanizma olarak değişen pek fazla bir şey olmadığını görüyoruz. Fakat biz kararın haksız yanlı olduğunu, objektif ve rasyonel olmadığını ifade ediyoruz. Bu konuda çok fazla çalışma yaptık, hem parlamenter düzeyde hem de diplomatik bütün kanalları kullanarak muhataplarımızla görüştük ancak pek bir sonuç elde edemedik. Peki böyle önyargılı bir karar olduğunda hiçbir şey yokmuş gibi ilişkilerimizi sürdürebilir miyiz, Hiçbir şey olmamış gibi davranabilir miyiz, bu zor görünüyor. Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız Dışişleri Bakanımız zaten yaptıkları açıklamalarda bunu ifade ettiler. Bizde gerek AKPM başkanı, gerek Avrupa Konseyi Genel Sekreteri ile görüşerek bu kararın kabul edilemez olduğunu, konseyin geleceğini de tehdit ettiğini, bunların azınlık bir gruba konseyin bütün çalışmalarını şekillendirme imkanı tanımak olduğunu ve bu zemini hazırlamanın doğru olmadığını söylüyoruz. Zaten son zamanlarda uluslararası kurumlara ve kuruluşlara bir güvensizlik söz konusu, bu güvensizlik Avrupa Konseyi için de geçerli. İnsanlar artık Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi gibi kurumlara şüpheyle yaklaşmaya başladılar. Çünkü burada alınan kararlar çokta aslında gerçekçi herkesin çıkarına kararlar değil. Bu bakımdan biz Avrupa Konseyi’nin norm üreten bir kurum olarak varlığını sürdürmesini ve saygınlığının devam etmesini istiyoruz. Bu tür kararlar Türkiye açısından kabul edilebilir kararlar değil, bunları ifade ettik. Gerek önümüzdeki günlerde gerek daha sonraki genel kurullara ve komisyon çalışmalarına katılıp katılmama, Avrupa Konseyine Türkiye’nin yaptığı bütçe katkısının tekrar gözden geçirilmesi gibi pek çok alanda yeniden bir yol haritası çizilecek. Önemli olan Avrupa Konseyi’nin ürettiği normların hayata geçirilmesi ve yaşatılmasıdır. Türkiye bunları yaptığı sürece zaten biz kendi üzerimize düşeni yapmış oluyoruz. Parlamenter meclisten özellikle beklentimiz Türkiye’nin içinde bulunduğu konjonktürel durumu değerlendirebilmesi. Çok iyi değerlendirdiklerini söyleyemeyiz. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin özellikle Türkiye’nin PKK ve DAEŞ ve FETÖ karşısında kaldığı durumu, demokrasimize ve demokratik kuruluşlarımıza kurumlarımıza yönelik tehditleri yeterince anlamadığını düşünüyoruz eğer anlamış olsalardı böyle bir karar çıkmazdı” ifadelerini kullandı.

“AKPM yapay bir problem üretiyor”

İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın, alınan karara ilişkin değerlendirmelerini şu sözlerle ifade etti; “Özellikle son yıllarda ve daha ziyada içinde bulunduğumuz 2017 yılı içerisinde Türkiye Cumhuriyeti Ulu Önder Atatürk’ün deyimi ile dahili ve harici düşmanların saldırısı içerisindedir. Bunlar ekonomi, siyasi, askeri gibi farklı platformlarda Türkiye’ye haince saldırmakta. Türkiye Cumhuriyeti devletinin birliğini beraberliğini, bütünlüğünü, ekonomisini, sosyal yapısını, siyasetini tahrip etmek için her türlü girişimden geri durmamaktadırlar. Bunların en son örneğini Avrupa parlamentosunda gördük. Hiçbir ekonomik, siyasi, hukuk gerekçesi olmaksızın yapay bir problem üreterek Türkiye’nin tekrar 2003 yılının gerisine taşıyarak denetim altına alma kararı verdiler. Bizde bu gün bu kararın akabinde Batı Platformu olarak değerli siyaset bilimciler, akademisyenler, iş adamları ile bir araya gelerek, konuyu masaya yatırarak buradan çıkacak sonucu, değerli bilim adamları siyasetçiler ve akademisyenler ile birlikte oluşturulacak olan görüş topluluğunu rapor halinde devletimizin yetkili mercilerine sunacağız. Alınan bu karar bizleri daha çok kamçılamalı, daha çok çalışmaya zorlamalı, önümüze bakmamızı sağlamalı, bize bizden başka dostun olmadığını, bütün yapılanmalarımızı birlik beraberlik ve kardeşlik üzerine kurmamız gerektiğini, doğusuyla batısıyla bir Çanakkale ruhunu yeniden canlandırma zorunluluğumuzu önümüze koymaktadır. Bu gün burada değerli bilim adamlarıyla bunları tekrar masaya yatırarak derinlemesine inceledik.”

“Bu karar Avrupa genelindeki akıl tutulmasının bir yansıması”

Batı Platformu’nun Türkiye’ye yeni öneriler sunmak için bir araya gelerek konuyu ele aldıklarını ifade eden AB Eski Bakanı ve Batı Platformu Koordinatörü Egemen Bağış, alınan karara tepkisini “Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi gerçekten vahim bir karara imza attı. Bunun siyasi bir karar olduğu çok net bir şekilde ortada ve gerçeklerle alakası yok. Türkiye gibi demokrasiyi benimsemiş vatandaşlarının demokrasiyi korumak için 15 Temmuz’da gözünü kırmadan canını verdiği bir ülkeyi, demokrasisi sorunluymuş gibi göstermek, Türkiye’yi kendi bir takım taleplerine boyun eğmeye zorlayacak siyasi baskılar altında tutmak ve Türkiye’yi kötü bir algıya sürüklemek için atılmış bir adım olduğu çok bariz. Bizde bu gün bunu masaya yatıracağız Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde ki bu tavrın aslında Avrupa genelindeki akıl tutulmasının bir yansıması olduğunu ve buna karşı alınması gereken önlemeleri değerlendireceğiz. Toplantımızın Türkiye yeni öneriler kazandıracağına inanıyorum. Hayırlı olmasını temenni ediyorum” ifadeleriyle dile getirdi.

__________________________________________________________________________________________________

INDEPENDENT TURKEY – UNRELAXED EUROPE

AKP member of parliament from Adana Talip Kucukcan who is head of Turkish committee of Parliamentary Assembly Council of Europe (PACE) joined to seventh meeting of Western Platform as the mean speaker. Once more a significant subject was addressed in the meeting which was made under EU former minister Egemen Bagis’s coordinatorship.

Head of Turkish committee of PACE Talip Kucukcan shared his opinions on things to do after this by giving a brief on backstage of the decision in the meeting. On the other hand, the vision come into prominence as ‘’in spite of PACE’s political decision, the dialogue door should not be closed, lobbying activities should be focused on and NGO’s should have a more active position in this process’’.

‘’A prejudiced and sided, a scandal decision’’

Recently, head of Turkish committee of PACE Talip Kucukcan gave voice to a serious adverseness is a matter about Turkey and it has been effective base on the taken decision; ‘’Parliamentary Assembly Council of Europe signed for a scandal decision regarding taking Turkey to political controlling. By ignoring the conditions that Turkey is in, a prejudiced and sided report was prepared. Regrettably, this report got approval from PACE general Assembly in April. When we look at the decision, in fact, it is loud and clear to see all prejudices. Under normal circumstances, this decision is a decision that should administer purviews such as democratization, human rights and rule of law in Turkey.  However, when we look carefully at the content, it is possible to see between the lines, actually all amendment proposals requested by Turkey are rejected. We are face to face with a report that cannot express terrorist to PKK and FETO who are conducive and backstage of July 15 coup attempt in Turkey and protects them. We are a country who has a good relationship with Europe Committee under normal circumstances and has valued it so far. Turkey signed and almost more than half of Europe Committee’s conventions. As you know, conventions are already approved above our law regarding to our constitution’s 90th article. We accept them as significant norms and values.

In Parliamentary Assembly Council of Europe’s either general assembly or inspection commotion we express that Turkey has gone through an extraordinary process and hence there are attacks against the existence and security of Turkey in this process and to prevent these attacks all states have taken the necessary precautions. They say to us that remove state of emergency. Saying to a country to remove its state of emergency means actually interfering to that country’s sovereignty. Why does a country announce state of emergency? There should be very serious problems, issues and risks about security of that country, as happened in France. Saying just remove state of emergency by harping on Turkey’s state of emergency by bringing it up perpetual without discussing Turkey’s security problems actually contains that kind of result. Likewise, some jurisdictions have been initiated in Turkey, some of the members of parliament have been arrested or taken into custody, some journalists have been taken into custody, and regardless of the indictment of any of them, they have been calling Turkey with a few preliminary judgments. They have immediately called for Turkey with a set of bias about topics like member of parliaments and some journalists who have been already judicial procedure and taken into custody without looking at those topics’ accusation and content. In the background of these calls, especially when we look at who did contribute to prepare this report, we transparently see that

In the background of these calls, especially when we look at those who contribute to the writing of these reports, we see clearly. There has been a serious controversy recently about Turkey. Unfortunately, these oppositions have had such an effect in the Parliamentary Assembly of the European council’’ interpreted as like that.

‘’This decision is unacceptable’’

The head of Turkish committee of PACE Talip Kucukcan indicated that Turkey did not participate to Parliamentary Assembly of the Council of Europe’s April work and mentioned about the path to be followed from now on; ‘’We are going to draw a road map for our participation in the upcoming works in terms of how and which level it should be. We are going to act as the way that our road map shows. This decision has no sanction, only meaning of taking turkey into the control process is the previous reports about Turkey have been written once in three years, from now on is going to be written once in a year. From this point of view, we see that there is not much that actually changes as a mechanism. But we express that the decision is not fair, objective and rational. We have done a lot of work in this regard and have negotiated with our counterparts using both parliamentary and diplomatic channels, but we have not achieved much. Well, would we keep having our relationship when there is such an unfair decision? Would we act like nothing happened? Our honourable the President of the Republic, Prime Minister and Foreign Affairs Minister have already expressed in their speeches before. We both talked with the President of the PACE and the General Secretary of the Council of Europe and said this decision is unacceptable that threatens the future of the council and allows to a group of people shaping all the work of council which is inarguably not right. In recent times there has been a lack of confidence for international institutions and organizations anyway. This insecurity perception also applies for the Council of Europe. People are now approaching sceptical to institutions such as the United Nations, the European Union, and the Council of Europe because the decisions of those institutions are not the decisions that applies for everyone. In this regard, we would like that the Council of Europe should continue its existence and respectability as a norm producer institution. These decisions are not acceptable for Turkey, we have expressed already. A new road map is going to be drawn in the following days about whether we participate or not to future general commissions and committees, revision of the budget contribution of Turkey by the Council of Europe. It is important to implement norms produced by the Council of Europe and keep them alive. As long as Turkey applies does these things, we will be doing its part. Our expectation from parliamentary parliament is to evaluate the conjectural situation that Turkey is in. We cannot say that they evaluate it very well. We think that the Parliamentary Assembly of the Council of Europe does not get especially the situation between Turkey and PKK, DAES and FETO, how they threat our democracy and democratic institutions. Otherwise PACE would not have issued a decision like that.’’

‘’PACE is creating an artificial problem’’

Istanbul Aydin University Chairman of the Board of Trustees Dr. Mustafa Aydin expressed his considerations with following words; ‘’Primarily it should be said that in the last years and especially in 2017 Turkey is in the attack, as the Turkish Republic’s the great leader Ataturk’s statement, by its internal and external enemies. They are attacking treacherously to Turkey in any platforms such as economy, politics and military. They never stop any attempt to destroy the unity, economy, social structure, politics of the Turkish Republic. We saw the last example of them in the European Parliament. By creating an artificial problem, they decided to take control of Turkey with thinking to bring Turkey the period of before 2003. We are as Western Platform, today, after this decision coming together with honourable political scientists, businessmen and academicians going to discuss. and we are going to file a report moving from remarks of political scientists and academicians also conclusion of the discussion to our competent authority. This decision should whip us up more, make us work hard more, cause us to look forward, proof that nobody is a friend other than us, literally say that we should build all our structures on our unity and brotherhood, underline that it is a necessity to revive Canakkele spirit. Today, here, we have again discussed in detail these topics and examined.

‘’This decision is the reflection of abdication of reason in Europe’’

EU former minister and coordinator of Western Platform Egemen indicated that Western Platform came together to give suggestion to Turkey and brought his reaction out with this statement; ‘’ Parliamentary Assembly Council of Europe really have signed for a calamity decision. It is clear that the decision is political and no relationship with the reality. Also observably it is a step for wafting Turkey to trouble perspective and taking Turkey under its control to be able to get it’s a set of requests and pretending democracy is problematic in such a country which sacrificed its life on 15 July to protect democracy. We are going to put this on a table, evaluate this decision as the reflection of abdication of reason in all across Europe and discuss about essential precautions. I believe that out meeting will provide beneficial suggestions. I wish all the best.’’

01.05.2017