İstanbul Aydın Üniversitesi’nin Florya Halit Aydın Kampüsü’nde bin 500’e yakın misafiri buluşturan geleneksel iftar yemeğinde birlik beraberlik ve dayanışma mesajları verildi.

2003 yılında yükseköğretimimize katkıda bulunmak üzere eğitim-öğretim hayatına başlayarak amaçları doğrultusundaki çalışmalarını sürdüren İstanbul Aydın Üniversitesi, iş, siyaset, yerel yönetimsivil toplum kuruluşu, eğitim ve medya kuruluşu temsilcilerini Geleneksel İftar Yemeği’nde bir araya getirdi. Florya Halit Aydın Kampüsü’nde düzenlenen iftar yemeğine Avrupa Birliği Eski Bakanı Egemen BağışAK Parti İstanbul Milletvekili Feyzullah KıyıklıkKüçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadenizİstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın, İAÜ Rektörü Prof. Dr. Yadigar İzmirli başta olmak üzere üniversite öğretim üyelerinin yanı sıra bin 500’e yakın misafir katılım gösterdi.

Dr. Mustafa Aydın: “Birlik ve beraberliğe her zamankinden fazla ihtiyaç var”

Üniversitenin Geleneksel İftar Yemeği’nde konuşan İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın, ülke olarak birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan bir dönemde, mübarek Ramazan-ı Şerif vesilesiyle düzenledikleri iftar yemeğine teşrif eden misafirlerin katılımlarından şeref duyduklarını ifade etti.

Dr. Mustafa Aydın, “Dünyada birlik ve beraberliğe her zamankinden fazla ihtiyaç vardır. Bütün insanlık bir merhamet sınavı veriyor. İstanbul Aydın Üniversitesi, tüm manifestosunu birlik ve beraberlik düşüncesi üzerinde, bir aile olmak üzere kurgulamıştır. Eğer biz bu birlik ve beraberliği bilim yuvası olana üniversitede sağlayamazsak, ülkemizde ve dünyada birliği nasıl sağlarız. Sultan Alparslan’ın, Sultan Fatih’in, Gazi Mustafa Kemal’in hedeflerine yürüyüşü nasıl sağlanabilirdi. Üniversiteler birliktelik için lokomotif görevi yapmalıdır. Ayrıştırıcı değil, birleştirici, evrensel değerleri bağrında besleyen kurumlar olmak ve bunu tüm topluma ve coğrafyaya yaymak durumundadır. 40 bin kişilik bir üniversite olarak bu birlikteliği sağlamayı önemli bir misyon olarak üstlenmiş durumdayız. Ülkemizin kenetlenmeye ihtiyacı var. Ayrılık bizi yakar yok eder. Farklı düşünceleri kabul ederek barış ve birliktelik sağlamak durumundayız. Mal mülk ve makam sahibi olmakla insanın insana üstünlüğü olmaz. İnsanın insana üstünlüğü ahlak ve erdemle olur” dedi.

‘Bu topraklarda iyi gençler yetiştireceğiz’

“İstanbul Aydın Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği ilk ve öncü olma başarısı, sizlerin maddi ve manevi katkısıyla oldu” diyen Dr. Aydın, “40 binden fazla mezunu, 3 bin 500’den fazlası uluslararası olmak üzere 40 bine yaklaşan öğrenci sayısı, 16 fakülte ve yüksekokulu, 3 enstitüsü, 2 UNESCO kürsüsü, 29 araştırma merkezi ve 165 uygulama laboratuvarı ile ilerleme ve gelişmenin en önemli fonksiyonlardan biri olan eğitim fonksiyonunu, amatör ruh ve profesyonel bir anlayışla yerine getiren İstanbul Aydın Üniversitesi, bu toprakların gençlerinin iyi yetişmesi, kendi öz değerlerinden kopmadan geleceğe yürümesi için 14 yıldır üzerine düşenin fazlasını yerine getirmektedir. Bizler bununla yetinmeyerek, Sanayi 4.0 devriminin öngördüğü kalite, araştırma, patent ve markalaşma çalışmalarımıza hız kazandıracağız. Uluslararasılaşmayı ileriye taşıyarak bir dünya üniversitesi olmak temel hedefimiz olacaktır” dedi.

‘Bölüşürsek tok, bölünürsek yok oluruz’

İftar yemeğinde konuşan Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz, bereketiyle birlikte gelen Ramazan ayının tüm insanlık için hayırlara vesile olmasına dilerken; İslam coğrafyanın birçok kısmında insanların Ramazan’ın hazzını yaşayamadığını belirten Avrupa Birliği Eski Bakanı Egemen Bağış ise, “Yunus Emre’nin dediği gibi, ‘Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz!’ Ülkemizin birlik ve beraberliğimizin kıymetini bilmemiz lazım” dedi.

‘Birlik ve beraberliğin yolu bilim ve ilimden geçiyor’

Ramazan ayının paylaşım ayı olduğunu belirten AK Parti İstanbul Milletvekili Feyzullah Kıyıklık, “Bugün İslam alemi büyük bir sıkıntı içinde. 50 yıldır İslam coğrafyasında kan akıyor. Burada dışarıdan gelen baskılar kadar, Müslümanların birlik ve beraberlik içinde hareket etmemesinin büyük payı var. Bu ayrılıklar, biraz da bilgi ve eğitim eksikliğinden kaynaklanıyor. Dünyanın yakaladığı teknolojiyi yakalayamadık. Birbirimizle kavga ettik. Biz üretmek zorundayız. Cesur olmak zorundayız. Cesur olmak bilmekten; bilmenin de yolu ilimden geçer. İstanbul Aydın Üniversitesi, bilim ve ilim yolunda yetiştirdiği ve yetiştireceği öğrencilerle önemli bir rol üstleniyor” diye konuştu.

15.06.2017